26 Ocak 2017 Perşembe

Tedirgin Yazılar 1

"Sevdiniz işte alın koşturun. Aha size son atım"
"Cahit Zarifoğlu-Çölde Gizli Bezginler"


Tedirgin ruh halinin şimdilerde vasata dönüşecek denli yeryüzünde baskınlığını ilan edişi. Bu, bir biçim takıntısı. Anlamsız olması önemli değil. Her şey, şu anda bir istasyonda bir ayağı trende ve bir ayağı henüz aşağıda, istasyonda olan birinin kararsızlığı üzerine. Yani şöyle bir bakıyoruz; her yerde Tanrı’nın varlığına veya yokluğuna dair icat edilmiş bir ton zırva. Şahsi bir düşünceyi burada zapt etmek niyetinde değilim fakat bu işin doğası gereği böyle olmak zorunda. Yani tüm bu noktalama işaretleri ve tüm o diğer cümlelerin ifadeye dönüşmesi falan bana ait olacak. Dolayısıyla beş para etmez. Yani ehil olmak işi artık ayağa düştüğüne göre bu böyle. İşi ehline verelim. Peki hangi işi? Derinleşilen ve süratle ileriye götürülen, geliştirilen yanlışlıklara ehil olmak. Tevazuya gerek yok. Herkesin kalbinden geçen, aklından geçen şeyler var. Sadakatle ısrar ettiğimiz şeyler bizi mahvediyor. Artık cinayetler ve ölümler günlük rutini ve arzuları zamansız bozan ve konforu berbat eden şansızlıklar olarak kabul ediliyor. Ben de o kadar çok kapının arkasında saklanmak istiyorum ki. Korkudan sıtkım sıyrıldı. Yeniden kıpırdanmak artık çok ağır bir iş. Sadece burada, bu yalnızlığın içinde mertçe ısırabiliyorum kendimi. Bir sobanın yanına çökmüş kitap okuyan küçük bir kız geliyor gözümün önüne. Sanki tüm evrende bir tek ona her şeyi anlatabilirmişim gibi geliyor. Canilik üzerine sohbet edebiliriz belki veya nedenlerden niçinlerden konuşabiliriz. Bu artık yalnızca zamanın olmadığı yerde önemli oluyor. Renklerin her birini ellerine ve omuzlarına yayabilen insanlar, gözleriyle tüm gezegene şöyle uzaktan bir bakış fırlatıp katladığı hayranlığını elinden düşürmediği tespihe indirgeyebilen insanlar. Sahici bir şaşkınlıkla çığlıklar atabilen veya ne bileyim yeni açmış bir gül gördüğünde onunla alakalı konuşabilen insanlar. Ticari bir kaygı olmadan tabii. Şimdi bu çağda, sararmış zihniyetler tarafından iskontoya tav edilmiş kaymak takımı, memnuniyetsiz bakışları ve sonsuz tamahları ile hiç müzik ve şiir içermeyen, yalandan aydınlık bir minvalde incecikten ziyan olurken buna hiçbirimiz üzülmüyoruz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder