19 Eylül 2017 Salı

Tekinsiz

Külfetini yere indiren bir keskin deli
Doğruca mihraba yürür
Neyin töresiyse hamiline borç verir
Gitsin doğan güneşi paralasın diye

Tüm sırtlardan ağır betonlar dökülür
Yemyeşil ve kıpkırmızı halılara
Arkada bir odada iletken kablolar
Lafzın suretini geçirir durur

Bir kere de kapı hızla kapansın
Yüzümde ücra ve siyah
Gelişmiş ve oylumlu
Sonsuz çaresizlikle yıkılayım

Korkumun ardında pençelerim 
Uykunun dibinde o fareler
Çok utanıyorum uyanmaktan
O sifon görüntüsünden 
Farelerden
Cam kırıklarından 
Tekinsiz su yansımlarından
Rikkatin içindeki şüpheden
Kapı çalmalarından
O tuhaf çocuklardan söz gelimi
kahkahalarla yürüyen... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder