Gök bulutlarla doldu ve fırtınalar patladı. Sığınacak yerimiz yoktu, hep ısalndık. Yıldırımlar düştü, gök gürültüleri, çığlıklar ama manalı çığlıklar. Gözlerimizi belerttik de dizlerimizin üzerine çöktük. Türküleri bağırdık, duyulmadı. Duyulmuyor fakat yine de deniyoruz. Nasıl oluyorsa oluyor, birileri gelip onlar da yanımıza dikiliveriyor bazen. Sormuyoruz tabii burayı nasıl buldunuz diye. Burada herşey kapalıdır. Son gelene bakıyorum arada sırada. Koyu yeşil bir platosu var, başı kel ve yaptığı tek şey paltosunun düğmelerini ilikleyip çözmek. Sürekli bunu tekrarlayıp duruyor. Sahile sert dalgalar vurduğunda üzerine su sıçrıyor da o sırada şöyle bir etrafına bakıyor; yine devam ediyor. Çekilir gibi değil. Bir gün dayanamayıp ona bağıracağım; "Sen ne diye iklimeri çoğlatıyorsun?" diye. Büyük ihtimalle duyulmayacak. Burada hiç bir şey duyulmuyor zaten. Rüzgarın suçu değil tabii bu. Bu, bizim, adım atmaktaki, yürümekteki, gitmekteki acizliğimizden ve bu acizliğimizde ağzımızdan taşan kanlı irinli şehvetten, isteklerden ileri geliyor. Yine kediler geliyor.
Aramızdan biri bir gün bir ses duymuş. Uçan bir ağaç var, o söyledi bize de. Rüzgar, ağaçlara da dokunmuyor. Duyduğu şey bir kokuyu dillendirmiş durmuş. Rengarenk bir kokymuş bu ve yalnız konuşmayanlara gelir sürünürmüş. Biz de konuşmuyoruz pek tabii fakat ağız dolusu küfrü nasıl olsa duyulmuyor diye etrafa saçıyoruz. Bize gelmeyecek o koku. Tabii Bizimki akıl etmiş ve ağaca demiş ki " madem bize gelmeyecek bu koku, haberini ne diye veriyorsun?" Saçmalık. Biz yetilerimizi kaybetmedik ki. Akşamları yere oturmuyor muyuz veya sarhoşluğumuz esnasında bu önümüzdeki denize atlayıp histerik kahkahlar atmıyor muyuz? Bizim türkülerimiz hep yokluk üstüne bina edilmiş burada. Kimi bacaklarının arasından kimi de kıyamın terk edilmesinden esinlenip de yazmış bu türküleri. Halbuki bir tane güzel var diyorlar bize. Bu kediler hep aynı güzelliğin gözlerini yumuyorlar veya bu denizin, rüzgarın ızdırabı hep aynı güzelliğin yoksayılmasından doğuyor. Bunların bir önemi yok tabii. Hepsi kirli, küflü ruh külfetleri.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder