Cephelerde kirişleri ıslatmışlar
Künhüne vardıkların senin olsun
Zırhına açtığın delikleri anlat
Gül ile terazi çökertmişsin
Bilinmeyen hakikatleri çiğnemişsin
Onları anlat
Birikintileri yollarla kapatmışlar
Sen sahile vardın mı varmadın mı?
Göğün ıslıklarını duymuşsun sözgelimi
Aklın değişik kuşlara gönenmiş de yatmış
Sahte bir kirlilikle çözünmüşsün
Onları anlat
Büyük demir kapılara çöreklenmişler
Ziyan edilen ruhlara dadanmışsın
Bilinen şeyler bunlar
küstah kaygılar edinmişsin de yere göğe
Siğdıramıyormuşssun
Dağlar çoğalmış büyümüş, yürümüş
Gelip sende oyuklar açmışlar bilmiyor muyuz?
İyice kenetlenip zirveye koşmuşlar
Senin kıyametin tahtadan yapılmış
Ölümleri sonsuz çuvallara doldurmuşsun
Akşam vakti doğurmuşsun güneşleri
Kime beğendiriyor gibi yaşamışsın da
Bunca dövünüyorsun anlat.
Sıkıntıları dalalet ile işveye beğlamışlar
Birazdan yaban kısraklarına bakarız
Daimi ot rüzgarlarından eser
Yağmur denince kaçaklar çoğalır
Sen neyin kisvesindeysen oradan çoğal
Sonra dikil köy meydanına madem
Bunca asrın çoraklığını anlat.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder